Körfez sahilinde bulunan Fener Gölü, göçmen kuşların dinlenme alanı oldu. İzmit Körfez’inden sonra Körfez ilçesinde de Fener Gölü içerisinde ve çevresinde görülen flamingolar, oldukça renkli görüntüler oluşturdu. Son dönem popüler kültürünün vazgeçilmezi flamingoların, soyu tükenmekle karşı karşıya olan nadir bir tür olduğunu unutmamak gerekiyor. Ülkemiz, dünyadaki flamingoların önemli bir bölümüne ev sahipliği veya geçici konaklık yapıyor. Bu muhteşem hayvanları korumak ve yaşatmak da haliyle bize düşüyor.
Her yılın bu döneminde göç eden kuşların dinlenmek ve beslenmek adına mesken tuttuğu İzmit Körfez’indeki bu görüntü fotoğraf tutkunlarını da mest etti. Çok sayıda fotoğrafçı ellerinde fotoğraf makineleri ile bu güzel anı ölümsüz hale getirdi. Flamingolar, iri gövdeleri, zarif boyunları ve uzun bacaklarıyla ziyaretçilerine eşsiz görsel şölen sunuyor. Flamingoları görmek için Körfez’in Fener Gölü’ne gelen bilim insanları, gözlemciler, doğaseverler ve fotoğraf tutkunları, bölge turizminin gelişmesine de katkı sunan asil kuşları doğal yaşam alanlarında görüntülüyor. Kasım ayı sonuna kadar Fener Gölü’nde konaklayan flamingolar, kışın etkisini göstermesiyle sıcak bölgelere göç ediyor.
Flamingolar kıvrık gagaları olan su kuşlarından biridir
Uzun ince bacakları, uzun eğri bir boynu ve gül renginde tüylere sahip olan flamingolar, kıvrık gagaları olan su kuşlarından biridir. Sadece 6 türü olan eşsiz su kuşları flamingolar dünya üzerindeki sığ, tuzlu ve sodalı su kaynaklarında yaşıyor. Bu sebeple ülkemizin doğal alanları onlar için çok uygun.Tuz Gölü, İzmir Kuş Cenneti (Gediz Deltası) ve misafir olarak ziyaret ettikleri Van Erçek Gölü bunlardan en önemlileri. Anadolu’da “allı turna” olarak bilinen flamingolar, yumurtadan çıkan yavrularına uçuş eğitimi vererek onları göçe hazırlıyor. Eylül ayında yeni yavrular uçmaya hazır oluyor.
Renkleri gül renginden beyaza doğru açılır
Hayvanat bahçesine gittiyseniz burada flamingoların beyaz olduğunu görürsünüz. Hatta bazı bölgelerde yedikleri besinlere göre de gül renginden beyaza doğru açılan renklerde de görünce şaşırmayın. Bunun sebebini soracak olursanız, tamamen yedikleri beslenmeden dolayıdır. Çünkü özellikle avlandıkları suda, yengeç, karides ve artemia gibi besinlerde bulunan karotinden kaynaklanmaktadır. Renklerini aldıkları yengeç ve karides bulamazsa, karınca yuvalarını ve yosunlara doğru yönelirler. Flamingolar anavatan olarak, Afrika, Güneybatı ve Orta Asya, Güney Avrupa, Güney ve Orta Amerika’dır. Avrupa’da ise sadece yumurtaya kuluçkaya yattığında gelirler. İspanya’nın ve Fransa’nın güneyini tercih ederler. Almanya ile Hollanda sınırında da yaşamaktadırlar. Burada gül renginde olan ve boyları 1 metre 30 santimetreyi bulan “Rosa Flamingo” türüdür.
Yavru flamingoların ilk renkleri gridir
Topluluk halinde yaşamayı seven Flamingoların yaşadıkları sular genelde sığdır ve avlanmaları da ona göre rahat olmaktadır. Aşırı sıcaklık zamanlarında ise tolere edebilme özellikleri sayesinde, bulundukları yerlerde binlercesini görebilirsiniz. Sığ sularda yaradılışlarından gelen avlanma mekanizması olan kıvrık gagaları ile avı saklandıkları yerden çıkarabilirler. Flamingolar üremelerini biraz canları istediklerinde yaparlar desek yeridir. Çünkü bazen yılda bir bazen de 3 yada 4 yılda bir yumurtlarlar. Yumurtlama işleri için güvenlikleri için ıssız bölgelere uçarlar ve orada kuluçkaya yatarlar. Bir ay kadar süre sonunda, kuluçkadan çıkan yavru flamingo neredeyse bir ördek kadar büyüktür. Yavru flamingoların ilk renkleri gridir. 60 güne kadar anne ve baba Flamingo beslenmesine yardım eder. Sonrasında artık kendi avlanmaya başlar. 3 ay sonunda artık yetişkindir ve yuvadan ayrılır. Dilerse kendi grubunu yada istediği topluluğa takılmaya başlar.