Ülkemize, ulusal ve uluslararası alanda prestij sağlayacak, bulunduğu bölgeye katma değer yaratacak, kültürel bir eser kazandırmak istediğini ifade eden Koleksiyoner Mustafa Aydemir Deniz Müzesi Projesi ile ilgili olarak şunları söyledi. “Amacımız, denizcilik kültürümüzün gelişmesine katkıda bulunmak. Türk ve Dünya Denizciliği hakkındaki bilgileri gelecek nesillerimize aktarmak. Binlerce yıllık bir tarihi kapsayan, dünyanın en büyük özel amfora koleksiyonu rehberliğinde, denizlerimizin Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerini anlatmak. Sualtı arkeolojisi ile ilgili araştırmaları takip ederek, izleyicilere bilimsel yayın ve konferanslarla tanıtmak.”

 

 

Yeni turistik cazibe merkezleri yaratmak

Antik çağların denizcilik serüvenlerini, yaşam kültürlerini, önemli kişi ve olaylarını kronolojik bir sırayla, bilgi-belge-afiş-heykel-rölyef-harita ve maketleri de kullanarak dönemlerine ait orijinal eserlerle sunmak. Mizansenlerle canlandırmak. Ziyaretçileri, tarihin deniz kokulu galerilerinde dolaştırırken, yeni bir müzecilik anlayışıyla, beş duyuya hitap eden, insanları eski çağlara götüren, sürprizli ve heyecanlı bir atmosfer sunmak. Ülkemize gelen turistlere döviz bırakabilecekleri yeni turistik cazibe merkezleri yaratmak. Müze yatırımcılarının, yatırımlarına (Kafe-Restoran-Müze bilet geliri ve diğer kaynaklardan) geri dönüş sağlayarak ülkemize yeni tematik müzeler kazandıranın yolunu açmak.”

 

 

Deniz müzesinin su altı bölümü

Deniz Müzesi’nin özelliklerinden bahseden Mustafa Aydemir, “Deniz müzesinin su altı bölümünü gezen ziyaretçiler, burada amforalarla tarihsel bir yolculuğa çıkacaklar. Antik uygarlıklara gidecekler, o dönemlere ait simgeleri, resimleri, haritaları, heykelleri, giyim ve kuşamları, yeme içme kültürlerine kadar göreceklerdir. Burada amaç, ziyaretçileri tarihin içine daldırıp, tarihi bizzat yaşatmak olacaktır. Müze, Türkiye Sualtı Arkeolojisiyle yakın temasta olacak ve bunları izleyicilere aktaracak. Aynı zamanda konu ile ilgili bilimsel toplantı, panel, sergi ve konferanslara ev sahipliği yapacak.”, şeklinde konuştu.

 

 

Dünyanın en büyük özel koleksiyonu

Müzenin ana temasının amforalar rehberliğinde tarihe yolculuk olduğunu dile getiren Mustafa Aydemir,  “Amfora koleksiyonumu 40 yılı aşkın bir süreçte oluşturdum. Akdeniz, Karadeniz, Ege ve Marmara denizlerinden, trolcü ve balıkçı ağlarına takılan amforaların satın alınmasıyla bir araya getirdim. Koleksiyon, halen dünyanın en büyük özel koleksiyonu niteliğindedir. Koleksiyon, denizlerimiz amforalarının Arkaik, Klasik, Helenistik dönemleriyle Yunan, Roma, Bizans dönemlerini kapsamaktadır. Müze içerisinde Mısır -Roma-Yunan uygarlıklarının kültürel anlatımlarına, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Anadolu topraklarındaki Amfora ticaretine, deniz savaşlarına göçlerle oluşan etkileşimlere yer verilecek.”

 

Müzenin ana temaları

Gemicilik Kültürü: Gemi yapımları ve modelleri seyrüsefer-seyir kullanımları, denizcilerin anlatılması ve gemilerin modellenmesi. Ticaret Kültürü: Alışveriş belgeleri, fiyatlar, enflasyonlar. Ticaret limanları ve merkezleri, ithalat ve ihracat limanları. Deniz ticaret yolları ve haritaların yer alması. Sosyal yaşam kültürü: Yeme-içme giyim-kuşam ve günlük yaşamın anlatılması. Dönemin önemli insanları: Önemli olayları, filozof, asker, sanatçıların hayatlarının anlatılması. Dönemlere ait önemli olaylar-savaşlar göçler ve kültür etkileşimleri. Bağcılık-Şarapçılık Kültürü: Bağcılık, amfora yapımı ve teknikleri. Şarap türleri ve yapımı. Ana başlıklar olarak Yunan Dönemi-Roma Dönemi-Bizans Dönemi ile birlikte Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Anadolu’da yaşanan sosyal-kültürel ve ticari etkileşimleri canlandırma-animasyon ve prodüksiyon anlatımları müzenin ana konseptini oluşturacak. Proje bir Dünya Mirası olarak değerlendirildiğinde, ülkemiz turizmine büyük ölçüde katkı sağlayacak.

 

 

Denizcilik yaşam kültürü

Dünya denizcilik tarihini kronolojik olarak tanıtan, sal-savaş gemileri, yük gemileri, günümüz gemileri ve taşıma unsurlarına müze içerisinde ayrı bir kısım olarak yer vereceğiz diyen Aydemir, “Osmanlı gemi maket/modelleri, gemilere ve Osmanlı dönemine ait tablolar, tarihi fotoğraflar, gravür ve minyatürler, Osmanlı denizci günlük yaşam kıyafetleri, denizcilik tarihinden/savaşlardan canlandırmalar, deniz silahlarının sergilenmesi. Bayrak, sancak ve flamaların tanıtımı, dönemlere ait ayrıntılı haritalar, navigasyon cihazları, dönemlere ait tarihsel yayınlar, dönemin ünlü insanları, gemilerden kalma anılar. Döneme ait mimari yaşam, yaşam kültürü, musiki gibi konulara müze içinde yer verilmesi.

 

Müzenin akvaryumu olacak

Müzenin içinde Su Altı bölümünde yer alacak Akvaryum’un içindekilerden bahseden Aydemir, “sözlerini şöyle tamamladı. Antik-Batık kent imajı yaratacak yapıtaşları, sütunlar, sütun başları gibi mimari öğeler uygulanacak. Dekorunda antik batık kent olan Akvaryumun içinde bir batık gemi ile etrafına saçılmış Amforalar ve tarihi eserler olacak. Akvaryum aynı zamanda müzenin konsepti ile de uyum sağlayacak. Bu şekilde diğer müzecilik örneklerinden ayrılacak, tarihi doku ile su altı aynı anda sergilenecek. Akvaryum içindeki balıklar, tropik değil kendi denizlerimizin balıkları ve canlılarından oluşturulacak. Akvaryum içinde Antikkent canlandırma, akvaryumda sualtı arkeolojini canlandırma, daha büyük bir müze planlanmasında düşünülecek.

 

 

Deniz Müzesi Projesinin ekibi hazır bekliyor

Deniz Müzesi Projesindeki ekibinden bahseden MATE A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aydemir, “Antik Ticari Amforalar Küratörlüğünü ben üstleneceğim. Haluk Perk Antik bronz ve seramik eserler, Selçuk Kolay Buhar Çağı koleksiyonları genel danışmanı ve eski haritalar koleksiyonu danışmanı, Bahattin Öztuncay Müze Sanat Danışmanı, Mine Küçük Müze Teşhir ve Sergileme Uzmanı, Madalya ve Nişanlar Uzmanı Cem Mahruki, Sikkeler Danışmanı Hüsnü Öztürk, Müze-Eser Fotoğrafları Akadur Töleğen, mali ve hukuki danışman Humral Tan, müze görselleri grafik tasarım.

 

Mustafa Aydemir-Mate Müzecilik ve Kültür Yatırımları A.Ş.

1953 yılında Antalya’da doğdu. 1972 yılında Antalya Lisesi’nden, 1979 yılında İstanbul Devler Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu. Denizlerde geçen bir çocukluğun ardından 1975 yılında Türk Balıkadamlar Kulübü’nden ilk dalgıç brövesini aldı. Bunu tecrübeli derin su brövesi ve dalgıç hocalığı görevleri izledi. Aynı kulüpte dalış okulu ve teknik komite başkanlığı yaptı. Milli takımda ülkemizi temsil etti.

 

1977 yılında Teksas Üniversitesi adına görevli Prof. George Bass ekibinde, Serçe Limanı, Bizans-Fatimi Batığı Kazısı’nda çalıştı. Antik batıklara, 1. ve 2. Dünya Savaşı batıklarına daldı. Mavi Dünya, Sualtı Dünyası ve Deniz Magazin Dergilerine uzun yıllar denizler, batıklar, balıklar, kıyılar hakkında makaleler yazdı.

 

1982 yılında Erzincan’da Keşiş Dağı’na, 30 günde, 1000 ton ağırlığındaki, uzaydan görülebilen dünyanın en büyük portresi olan Atamızın Portresini, 3000 gönüllüyle çaktı. 1999-2002 yılları arasında Deniz Magazin Dergisi’nde “Amforalar” adlı yazı dizisini yayınladı. Bu yayınlar üniversitelere tez konusu oldu. “Rodos Amforaları” adlı makalesi üniversite ders kitaplarına konuldu.

 

9 yıl boyunca araştırdığı Fransız Savaş Gemisi Paris-2 Batığı’ndan gizli kalmış muhteşem bir tarihi ortaya çıkardı. Bunu “Ben Bir Türk Zabitiyim-Batıktan çıkan kahraman” adlı belgesel kitabıyla 2004 yılında yayınlandı. Aynı konuyla ilgili olarak Antalya-Kemer’de “Hakan Girit’le birlikte “Dünya İnsanlık ve Barış Anıtı Projesi”ni başlattı.

 

40 yıl boyunca kültür bakanlığına bağlı, Dünyanın en büyük özel amfora koleksiyonunu oluşturdu. 1999 yılında Haluk Perk ile birlikte Kolder’i kurdu. Arkeolojik eser koleksiyoncularını bir çatı altında toplayan bu dernek, bazı kazıların kısmi sponsoru oldu. Mustafa Aydemir, Kolder’in içinden ve dışından bir araya getirdiği dünya çapında koleksiyonlar ve uzmanlarla, “Deniz Müzesi Projesi’ni oluşturdu.

 

Cousteau ekibiyle batık dalışı yapan Aydemir, uluslar arası iki deniz festivalinde, aynı ekiple birlikte konferanslar verdi. Birçok müzeye eser bağışında bulunan Mustafa Aydemir, 2007 yılında Marmara Adası’na bir deniz müzesi kazandıran kurucuların arasında yer aldı.

 

Müze girişimciliğinin çağımızın en yeni ve yeniden tanımlanması gereken sektörlerinden biri olduğuna inanan, 35 yıllık şirketinin faaliyetini bu alana kaydıran Mustafa Aydemir’in en büyük amacı, bir araya getirdiği her biri hazine değerindeki koleksiyonlar ve uzman ekibiyle birlikte, ilgili kurumlara teklifler götürerek, ülkemize yeni müzeler kazandırmaktır.

 

 

©2025 Anadolu Gezi Rehberi

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account